Kitap Öneri: 100$'lık Başlangıç (Chris Guillebeau)

Kitap Öneri: 100$'lık Başlangıç (Chris Guillebeau)

Geçmiş zamanda okuduğum ama birkaç kez okunması gerektiğine şiddetle inandığım çok güzel bir kitap "100$'lık başlangıç". Kitap aslında, hayatı ile ilgili risk alarak mücadele eden kişilerin, nasıl başarılı olduklarına dair küçük anekdotları içerisinde yer verdiği çok keyifli bir kitap. İlk bakışta herkesin anlayabileceği gibi, 100$ ile şirket kurup büyüyen kişilerin hayatlarından bahsetme ya da yazarın yaşadığı hayatı bir anda terse çevirip 100$ ile yeni bir hayata başladığını ön görebiliyorsunuz. Ama içeriği öyle değil, özellikle yazarın görüp, yaşamış olduğu hayat hikayelerinin pek çoğunun derlemesi ile hazırlanmış, bir şirkette çalışıp, hayatını idame ettiremediğini anladıktan sonra, yeniden başlayan kişilerden tutun, bir anda önemli bir fikri aklına gelip deyim yerinde ise gemileri yakan ve başarıya ulaşan girişimcilerin hikayelerine yer veriyor.

Hepimiz hayatta başarı elde edebilmek adına riskler alma konusunda çok tedirgin olabiliyoruz. Özellikle ülkemizdeki ekonomik yapının sıkıntılarından, gerek Y kuşağının tedirginlikleri, gerek Z kuşağının özgüveni ama risk almaması gibi pek çok konularımız var. Kimi zaman da bu konularda haklı gördüğümüz noktalar var. Ancak ülkemize değer sağlamak, doğru kazançlar elde edebilmek için ısrarcı girişimciler olması gerektiğini her zaman savunmak durumundayım. Çünkü kişinin gerçek potansiyeli, çalıştığı kurumda ne kadar başarılı olursa olsun, tam olarak çıktığına ben çok inanmıyorum. Kişinin gerçek potansiyelini fark edebilmesi için, özellikle hayal ettiği, çalışırken mutlu olduğu, çalışma temposundan keyif aldığı bir girişim gerçekleştirmesi gerekiyor.

Ülkemizde girişimlerin sayısı artık ciddi oranda artması gerekiyor. Özellikle üniversitede okuyan genç arkadaşlarımız ile yapmış olduğumuz sohbetlerde hep şu soru soruluyor: " Elimde nakit bir para yok iken, ayakta nasıl kalabilirim ki?" evet kendi düşüncelerinde çok haklı bir soru. Bu sadece üniversite öğrenci kardeşlerimiz için değil, kurumsal hayatta çalışmış kişiler bile, kendi işini kurmak istediğinde "en az 3-6 aylık bir sermayem olması gerekiyor ki idame edebileyim" şeklinde haklı sebeplerden dolayı dönüş alıyorum. Şöyle bir örnek vermek istiyorum; Ben şirketlerimden birini kurarken çalıştığım firma ile yolları ayırmıştım ( gönderildim :)) ) ve yeni evliydim. Ne yapayım ne edeyim derken haftalarca detaylı çalışma analizi, bütçe kontrolleri derken, cebimde hiç para olmadan rahmetli kayınvalidemin bana verdiği, o zamanın parası ile 2.500 TL ile şirketimi kurdum. Bugün baktığımda ise, öyle yada böyle, doğru ya da yanlış süreçler geçmesi ile tam 10 yıl geride bırakmışım. Elbette artılar var, eksiler var, hatalı hamleler var, doğru hamleler var. Kalp kırgınlıkları var, üzüntüler var, sevinçler var her şey var. Ama en güzeli şöyle söyleyebilirim: kendi işinizi yaptığınızda, ne yapacağınıza kendiniz karar veriyorsunuz başkası değil. Bu değer belki de karşılaştırılması mümkün olmayan çok kıymetli bir değer. Yapmak istedikten sonra hiçbir engel sizi tutamayacağını fark etmeniz gerekiyor.

Her yerde okuyoruz, Alibaba hikayesi, Apple hikayesi, Tesla hikayesi gibi pek çok hayat hikayelerini dinliyoruz, okuyoruz. Ama biz ne yapıyoruz? Sadece okuyoruz sadece dinliyoruz. Biz neden onlar gibi girişimcilerimiz olmasın? Neden bizden de dünyayı sallayacak, tedirgin edecek girişimler ortaya çıkmasın?

Bu kitap içerisinde de, kimi zorluklarla mücadele eden insanların konularını da fark edeceksiniz, kimisi ailesini kaybettikten sonra hayata devam edip, yeni açtığı girişimcilik yolunda ne tür başarılar elde ettiğini çok net fark edebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum ve bu kitabı tüm girişimci potansiyel olan genç ya da yaşı kemale ermiş orta yaşlı girişimcilere de şiddetle tavsiye ediyorum. Yepyeni ufuklar ve kendinizi sorgulayacağınız hayat hikayeleri sizleri bekliyor.

Korkmayın, hayalinizdeki mesleği yapmaktan korkmayın, başarısız olacak tedirginliğine kapılmayın.

Yine Star Wars'dan Master Yoda'nın cümlesi ile tamamlamak istiyorum. Benim için çok kritik bir öneme sahip olan cümleyi tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum: "Yap ya da yapma. Denemek diye bir şey yoktur."

Bol bol girişimlerle kalın, saygıyla ve sevgiyle kalın.

ÖNCEKİ
SONRAKİ